X
LOYALTY CARD

Marmaris Bal Evi

Altı köşeli yapılan Bal Evi müzesi 2012 yılında Osmaniye köyünde açıldı. Türkiye bal üreten ülkeler liginde ilk beşte yer alan bir ülke ve bir numaralı çam balı üreticisi durumundadır. Dünya çam üretiminde, Ege bölgesi yüzde 92 pay alırken, onu yüzde 8’le Yunanistan takip ediyor. Muğla ve Marmaris üretimin sırasıyla yüzde 75 ve yüzde 30’unu karşılıyor. Bu rekabetin bir sonucu olarak, çam balı üretiminde ve arıcılıkta en yüksek düzeydeki kaliteleriyle biliniyorlar. Marmaris Bal Evi bize bal üretiminin yüzlerce yıllık öyküsünü anlatıyor. Bünyesinde eğitim tesisleri de bulunuyor.

Dalyan Kaunos

Caretta Caretta Plajı Caretta Caretta’ların dünyada son kalan son üreme alanlarından bir tanesidir. Burada keyifle çamur banyosuna girebilirsiniz. Bu çamurun şifa verici özellikleri olduğu ve insanı 10 yaş daha genç gösterdiği söyleniyor. Nehirde tekne turuna katılırsanız çevreyi kuşatan görkemli kaya mezarlarını ve kaya oymalarını görme şansı bulursunuz. Bu kaya mezarları Kaunos kentinin Nekropolisine ait olup, geçmişi MÖ 400 yıllarına kadar gidiyor. Bir tarafta tatlı su ve diğer tarafta da deniz suyuyla çevrelenmiş plaj mutlaka mola verilmesi gereken bir yer.

Günlük Tekne Gezintileri

Marmaris sahil hattı boyunca çıkılan günlük tekne gezilerinde Kumlubük ve Turunç körfezleri gezilir. Gezilerde belli plajlarda mola verilir ve gezintiye katılanlar buralarda denize girerek serinler veya şnorkelle denize dalmanın keyfini çıkarır. Ege Denizi’nin esintisini vücudunuzda hisseder ve serin, pırıl pırıl suda yüzerken eğlencenin doruğuna çıkarsınız.

Gökova’daki Kleopatra Adası

Gökova’daki Kleopatra Adaları resort tesisimizden yalnızca yarım saat uzaklıktadır. Kleopatra Plajı’nda yüzmenin keyfini çıkarmak için, Gökova Körfezi’nin turkuvaz sularına yelken açan bir tekne turuna çıkmanız yeterlidir. Mark Anthony’nin Kleopatra’ya olan aşkının bir göstergesi olarak plajın kumlarını Mısır’dan getirdiği rivayet edilir.

Bozburun Yarımadası

Çoğunlukla müze olarak adı geçer, çünkü burada yaşam biçimi yüzlerce yıldır değişime uğramamıştır. Dik kayalık dağlarıyla, Bozkurun Adası Türkiye’deki gerçek tarihsel örenyerlerinden biridir, sessiz, sakin ve kalabalıktan uzak bir yerdir...

Datça Yarımadası ve Knidos

Tanrı sevdiği kullarını uzun ömürlü olmaları için Datça’ya gönderirmiş…” Kapadokyalı Strabo (MÖ 56 – MS 21) Doğal güzelliği ve güzel iklimiyle, bu yarımadayı Türkiye’de bilmeyen yoktur. Antik Yunan döneminde kente Cnidus Caria denirmiş. Bu benzersiz kentin uzunluğu bir mil bile değilmiş. Bir ayağı anakarada Triopion üzerinde kuruluyken, diğer ayağı da Deveboynu’ndaymış. Buranın bir ada mı yoksa burun mu olduğu tartışmalarının altında yatan neden, anakaraya antik zamanlarda su üstünde inşa edilmiş bir geçiş yolu veya köprüyle bağlanmış olmasıdır. Bugün için, geçiş yolu ince kumdan yapılma bir kanaldan oluşmaktadır. Bu geçiş yolu sayesinde, adayla anakara arasındaki kanal iki liman biçiminde oluşmuştur. İki limandan büyük olanı güneyde sağlam bir yapıya sahipken, etrafındaki iki iskeleyle daha da güçlenmiştir. Duvarların içinde kalan bölüm ise hala yoğun mimari kalıntılarla çevrilidir. Hem adadaki hem de anakaradaki duvarlar yol boyunca uzanmaya devam etmektedir. Özellikle kentin kuzeydoğu köşesinde akropolisin etrafında bulunanlar son derece iyi durumdadır.

Günlük Rodos Gezintileri

Farklı bir ülkeyi ziyaret etmek ve kültürünü yerinde yaşamak için bu fırsatı kaçırmayın. Rodos Yunan adalarının en ünlüsü olup, feribotla Marmaris’ten yalnızca bir saat uzaklıktadır. Rodos kültürü ve geçmişiyle ünlü olup, diğer tüm adalardan daha çok güneş ışığı alır. Avrupa’nın yerleşimi en eskiye giden ortaçağ kentlerinden biri olan Rodos tarihte özel bir yer tutar. Eski kenti çevreleyen görkemli duvarlarıyla dünyanın dört bir yanındaki en ilgi çekici kentlerden biridir. Rodos adasında eski kentin etrafında yürürken karşınıza çıkan etkileyici kaleler, kiliseler, müzeler, anıtlar ve arkeolojik buluntular sizi tarihin farklı bir dönemine götürür.